Zayıflama

Vücudumuzda elastıkiyet kaybı olup olmadığını anlamının çok basit yöntemleri vardır. Örneğin üst bacak bölümünüzü sıkıştırdığınızda doku sanki bir hamur parçası gibi kıvrılıyor yada hızlı bir şekilde yürüken kalça ve bacaklarınızın jöle gibi hareket ettiğini hissediyorsanız bu o bölümdeki kasların yeterince güçlü olmadığı için deforme olduğunun göstergesidir. Selülit ve lokal fazlalıklar konularında da son derece etkili olan tedavi yöntemlerimiz toparlama programı kasların egzersiz etkisiyle çalıştırılmasını sağlar ve bu sayede 10-15 seans sonunda elastıkiyet kaybının giderildiği, gevşek ve sarkık görünen dokunun son derece sıkı ve diri bir görünüm kazandığı gözlemlenmektedir.

Günlük koşturmaca ve iş temposu nedeniyle çoğu günde 20 dakika bile egzersiz yapma fırsatı bulamayan kişiler için tedavi yöntemlerimiz vücut sıkılığının artırılması ve korunması, depolanan yağların yakılması, toksinlerin atılması, pürüzsüz ve sağlıklı bir cilde sahip olmak açısından kişiye özel programlar sunarak hiçbir cerrahi müdahalede bulunmadan ve deri altına hiçbir madde enjekte edilmeden sağlıklı bir şekilde sonuca ulaştırmaktadırlar. Vücut sıkılaştırma programları gerekirse kişinin yaşı, vücut yapısı ve probleminin derecesi göz önüne alınarak deniz kili, yosun ve aromatik vücut masajı ile de desteklenebilir.

 

Bölgesel zayıflama vucudun göbek, bel, basen gibi belli bölgelerinde birikmiş yağların azaltılması için kullanılan yöntemlerdir. Bireylerin genetik yapısına, beslenme alışkanlıklarına ve hareket etme rejimlerine bağlı olarak yağlanma tüm vücuda eşit oranda dağılmaz ve belli bölgelerde birikir. Yağ hücrelerini çevreleyen dirençli zar ve hücreler arası güçlü bağlardan dolayı bu tip yağ birikmiş bölgeler diyet ve sporla ancak belli bir noktaya kadar inceltilebilir.

Bölgesel incelme yöntemleri ile yağ hücrelerinin kırılarak ve küçültülerek yağın katı halden sıvı hale geçirilmesi amaçlanmaktadır. İhtiyaç olan bölgede yapılan bölgesel zayıflama uygulaması neticesinde sıvılaşan yağlar vücut dolaşım sistemine katılır ve vücut tarafından yakılabilir hale gelir. Başarılı bir uygulama sonucunda işlem yapılan bölgenin inceldiği ve vücut çevresinin azaldığı gözlenir.

Sıvılaşarak dolaşım sistemine katılmış yağlar diyet ve egzersiz yöntemleri ile rahatlıkla enerjiye dönüştürülebilir.
Bölgesel incelme prensip olarak bir kilo verme yöntemi değildir. Tedavi sürecinde diyete dikkat edilmemesi ve egzersiz yapılmaması halinde çalışılan bölge bir miktar incelebilir ancak dolaşıma katılan yağlar başka bir bölgede birikebilir. Dolayısıyla işlemden alınacak sonuç tedavi sürecinde hastanın performansıyla yakından ilgilidir.

En ideali egzersiz ve diyet ile hedeflenen kiloya geldikten veya en azından yaklaştıktan sonra ihtiyaç olan vücut bölümlerine uygun bölgesel incelme tedavilerinin uygulanmasıdır. Profesyonel diyetisyen desteği eşliğinde sürdürülecek bölgesel zayıflama tedavisi daha kısa sürede istenen sonuçların alınmasına ciddi katkı sağlayacaktır.
 

Meme Dikleştirme Ameliyatı Kimlere Yapılır?

Doğum, enzirme, süt verme, genetik, kilo alıp verme ya da yapısal nedenlerle meydana gelen sarkıklıklar meme dikleştirme ameliyatı ile düzeltilebilir.

Göğüs dikleştirme ameliyatıyla aynı zamanda göğüslerdeki asimetriler, farklılıklar da düzeltilebilir. Göğüs dikleştirme estetik ameliyatı sıklıkla doğum sonrasında süt verme sebebiyle büyüyen göğüslerde süt vermenin kesilmesinden sonra göğüs hacminin küçülüp involüsyona uğraması, meme dokusunun küçülmesi, sarkma gibi estetik görünümün bozulması sonucunda yapılır. Sarkma olduğunda göğüslerde göğüs başı aşağı doğru bakar ya da sarkar.

Bazı hastalarda ise fazla miktarda kilo alıp verme sonucunda göğüs dokusunun küçülmesi de aynı sonucu doğurabilir. Meme göğüs dikleştirme ameliyatlarında memenin yeniden eski formunu ve dikliğini kazanması, yeniden şekillendirilmesi, konik bir yapıya kavuşturulması amaçlanır. Meme başı çevresindeki koyu renkli alan (areola) geniş ise bu ameliyatla daraltılabilir. Hemen hemen tüm sarkık göğüs ameliyatlarında kahverengi kısımda düzeltilmektedir.

Cilt Çatlakları Nedir ve Tedavisi

Deri çatlakları gerek erkeklerde gerekse kadınlarda ortak sorun haline gelmiştir. Ancak en çok kadınların etkilendiği ve bazen ciddi kozmetik sorunlar yaşatabilen bu soruna karşı bir çok ürün kullanılmasına rağmen kalıcı olarak yok edilmesi mümkün olmadı.

ÇATLAK TEDAVİSİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER

Karboksiterapi, mezoterapi, kök hücre tedavisi, dermaroller tedavileri günümüzde vücut çatlakları için kullanılan yöntemler arasında olduğu bilinmekte. Tedavilerde cildin tipine, çatlağın safhasına, genişliğine, rengine, bölgesine ve mevsime göre gibi çeşitli faktörler göz önüne alınarak kombine programlar uygulanmaktadır.

Selülit Neden Oluşur? Nasıl Tedavi Edilmelidir?

Genellikle kalça ve bacak bölgesinde cildin portakal kabuğuna benzer bir görüntü oluşmasına selülit denmektedir. Selülit çoğunlukla bayanlarda görülür fakat erkeklerde ve hatta bebeklerde bile görülme olasılığı vardır. Selülit oluşumuna bir çok etken vardır. Bunlardan bazıları: kabızlık, sindirim rahatsızlıkları, karaciğerin yetersiz çalışması, güneş ışığı, asitli ve kafeinli içecekler tüketmek.
Selülit ve Cilt Çatlakları, Tedavi Yöntemleri Hakkında daha fazla bilgi edinmek için bizlerle iletişime geçebilirsiniz…

Cilt Çatlağı nedir?

Cilt çatlaklarının ne olduğunu anlamak için, öncelikle cildin yapısını ve nasıl çalıştığını açıklamak gerekmektedir. Normal cilt destek dokusu, %80 kollajen ve %4 elastin liflerinden oluşan gözenekli bir ağ yapısına sahip bir yapıdır. Cilt yapısında bulunan elastin, cilde esnekliğini veren ve gerilmesini mümkün kılan bir protein. Elastin, cilt içerisinde cildin esnemesine ve daha sonra orijinal konumuna geri çekilmesine izin veren balık ağı benzeri bir yapı oluşturmaktadır. İşte bu elastin lifleri hasar gördüğünde ‘skar’ görüntülü cilt çatlakları oluşmaktadır. Cilt çatlaklarını dikkate değer kılan, görünümlerinin ne ölçüde göze battığıdır.

Bunun yanı sıra bir mikroskop altında baktığınızda normal, sağlıklı ciltten hemen hemen hiçbir fark görmeniz mümkün değidlr. Bir cilt çatlağına dokunduğunuzda sizde neredeyse orada cilt yokmuş gibi bir boşluk hissi uyandırır. Gerçekte ciltte çok az bir değişim olmasına rağmen gerçek ve görsel algılamalarımız çok farklıdır.

Cilt çatlaklarının sebebi nedir?
Cİlt çatlaklarının şaşırtan yanı ise gerçekten bunların cildin bir gerilmesinin neden olmadığıdır. İnsanlar, cilt çatlaklarını kilo almakla veya hamilelikle ilişkilendirir ve bunu da cildin yeni vücud yapılarına uymak için gerildiğini düşünürler. Bu ilişkilendirme insanlar arasında çok güçlüdür fakat bu yanlış bir tanımdır. Bu yüzden “cilt çatlağı” terimi bu yanlış algılamayı biraz daha güçlendirmiştir. Aslında cilt çatlakları dediğimiz şeyin gerçek nedeni hormonlardır. İnsanlar kilo aldıklarında hormonlar üretilir ve yağ hücreleri var olan metabolizma yapısına dahil olur. Bu dahil olma kilo alıp verdiğimiz de cildimizdeki hormanlarımızı da etkiler.
Selüit ve Cilt Çatlakları, Tedavi Yöntemleri Hakkında daha fazla bilgi edinmek için bizlerle iletişime geçebilirsiniz…

Kilo Alma ve Hamilelik, Hormonları Değiştirir Kilo almanın cilt çatlaklarının nedeni değil ise kilo alan veya hamile insanlarda genellikle bu cilt çatlakları neden görülüyor? Gelişme çağımızda, kadınların hamilelik döneminde, erkekler ağırlık kaldırırken veya ergenlik çağındaki gelişme sırasında, vücut geliştikçe cildin de genişlediği doğrudur.

Fakat, bu yaşam değişikliklerine hormonlarımızdaki ciddi değişiklikler ve cilt metabolizmamızdaki değişiklik eşlik eder. Cilt çatlaklarına neden olan şey ‘gerilme’ değil, bu gelişim sırasında değişen metabolizma etkilerdir.

NEDEN ZAMAN İÇERİSİNDE İYİLEŞMİYORLAR?

Cilt çatlaklarıyla ilgili problem; ciltteki esnek liflerin hasar görmesi ve esnek liflerin ciltte onarılması zor olan tek şey olmasıdır. Dolayısıyla vücut çatlakları büyük bir problemdir. İyileşmekte olan bir yaramız olduğunda, vücudumuz kollajen proteinlerini ve yaralanan tüm cilt yapısını yeniler; fakat elastik liflerin onarılması olanaksız bir şeydir. Vücut dokuyu yenilerken tamamen farklı bir destek madesi ile alanı doldurabilir fakat bu doku hiçbir zaman eski elastikiyetine kavuşamaz. Çünkü, içindeki destek dokuda artık elastin lifleri yoktur.

CİLT ÇATLAKLARINDAN NASIL KURTULURUM?
Cilt çatlaklarını düzeltmeye yardımcı olabilen, özellikle lazerlerle uygulanan çeşitli tedaviler olmakla birlikte, hiçbir tedavi cilt çatlaklarının tamamen kaybolarak normal cilt görünümüne dönmesini sağlayamaz, sağlayamamaktadır da. Kırmızılığı azaltabilirrr, dokuyu düzeltebilir ve daha iyi görünmesini sağlayabiliyor; hatta bazı durumlarda kolay fark edilemez hale getirebilmektedir.

Fakat dediğimiz gibi tamamen yok olamamaktadır. Cilt çatlakları kırmızı renkli olduğunda, lazerler kırmızılığın azaltılmasında ve cilt çatlaklarına neden olan enflamasyonun bir ölçüde durdurulmasında yüksek derecede etkili olabilmektedir. Bence, bu konuda tedavi seçeneği pulse boya lazer’dir. Bu, aynı zamanda kollajenin ve bir miktar elastin lifinin yeniden biçimlenmesine yol açarak cildin daha normal görünmesine yardımcı olabilir.

HANGİ TÜR ÇATLAKLARIN İYİLEŞME OLANAĞI DAHA YÜKSEKTİR?

Çatlakların türü değil safhaları var. Çatlaklar taze yani henüz renkleri mor veya soluk kırmızıyken bu, dokunun kan dolaşımının mevcut olduğunu göstermekte. Bu safhada doku kollajen ve elastin üretebilecek kabiliyette. Bu safhada yapılacak olan her türlü sağlıklı müdahale, iyileşme süreci için katkıda bulunabileceği gibi daha sonra beyazlayınca yapılan tedaviler daha uzun sürede yanıt verecektir. Ama yine de tedaviye her safhada başlamakta yarar olduğunu belirtelim.